Vizajizm

Estetik Diş Hekimliği/Gülüş tasarımı/Vizajizm

Dişlerimiz, görüntümüzü ve güzelliğimizi etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Güldüğümüzde dişlerimizi beğeniyor olmamız dış görüntümüzü ve dolayısıyla özgüvenimizi de oldukça etkileyecektir. Gülüş tasarımında kişinin özgürce gülümseyebileceği, yüzüne, saç şekline, iş hayatına, sosyal hayatına hatta giyim tarzına bile uyum sağlayacak şekilde dişlerinin yeniden şekillendirilmesi işlemidir. Bunu yaparken restoratif tedavilerde kullandığımız porselen laminate veneer ya da kompozit veneerlerden faydalanabiliriz.

Gülüş tasarımında “vizajizm
Gülüş tasarımını anlamak için önce vizajizm kavramını bilmek gerekir. Vizajizm, Fransızca “visage” kelimesinden türemiş, Türkçe karşılığı “yüz” anlamına geliyor. 1930’lu yılların başında “vizajizm” kavramı, diş estetiği alanında uygulanmaya başlamış ve günümüzde vazgeçilmez bir hale gelmiştir. Bu görüşün temelinde yatan esas fikir, standart gülüş tekniklerinin aksine, kişinin yüzü, saç tarama şekli, psikolojik davranışları, yaşam şekli ve hatta alışkanlıklarının bile diş estetiği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğidir.

Gülüş tasarımı kimlere yapılabilir?
Gülüş tasarımı dişlerinin görüntüsünden memnun olmayan herkese yapılabilir. Fakat henüz büyüme gelişimini tamamlamamış olan bireylerde, restoratif yöntemlerle gülüş tasarımın ertelemek ya da ortodontik tedaviye yönledirmek daha doğru olacaktır. Gülüş tasarımı yapılması konusunda yöntem, süreç ve fiyat ile ilgili bilgiyi doktorunuza danışabilirsiniz.

 

Ön Diş Estetiği
İstanbul İmplant Diş Kliniği 0212 6616979 vizajizm Diş Estetiği

Vajizm, Fransızca visage, yani “yüz” kelimesinden geliyor. Bu kavram ilk önce, 1930’lu yılların başında mimarlar tarafından kullanılan bir yöntem olarak ortaya çıkmış. Yöntemin diş estetiğinde uygulanabileceğini ilk düşünense, Brezilyalı Diş Hekimi Braulio Paolucci olmuş. Vizajizm’le birlikte, günümüzdeki standart gülüş tekniğine karşın; estetik uygulamanın yanı sıra kişinin sadece dış görünüşünün değil, psikolojik yapısının, davranış kalıplarının ve yerleşik alışkanlıklarının da tedaviye dahil edilmesi gerekliliği bildirilmiş. İlk olarak hastanın yüzünün fotoğrafı çekiliyor. Hastayla kendi temel karakter özellikleri göz önüne alınarak ne istediğine dair bir görüşme yapılıyor. Üç boyutlu gülüş tekniğiyle hastalar kendilerine uygun seçeneğe doktorlarıyla ortak karar veriyorlar. Gerekirse yüzün de üç boyutlu görüntüsü üzerinden plastik cerrahla konsültasyon yapılarak uygun alternatifler tespit ediliyor. Aslında bu işlem bir tür harmonizasyondur. Tek başına bir dişin, tek başına bir burnun ya da tek başına bir kepçe kulağın düzeltilmesi bazen yeterli olmayabilir. Hastalar hakkında elde edilen tüm bilgiler, yapılacak tedavide kullanılıyor. Bu tür çalışmalarda yüzünüz, yüzünüzün bölgeleri (alın, burun, dudak, çene), dişlerinizdeki altın oranlar gibi donelerin hepsi sizin karakteriniz ve davranış kalıplarınızla ilgili ipuçlarını doktorunuza verir. Alına bir bakarsınız oranlamalar normaldir, ama mimik kaslarınızı çok fazla kullanıyorsunuzdur; bu durum belki sizin yaşlı görünmenize sebep oluyordur. Sonra neler olup bittiğini daha iyi anlamak için resimler, modeller tartışmaya açılır. Burada diş hekimi, plastik cerrah, hasta, hatta laborant, kısaca herkes fikrini ortaya atar ve sonucunda üç boyutlu ve ne istendiğine dair maketler ortaya çıkar. Amaç, sadece mekanik estetik yapmak değil; kişinin ruhunu da, yüz yapısını da içeren, onu yansıtan protezlerin-uygulamaların yaratılmasıdır.

Örneğin inatçı biriyseniz diş tasarımınız bu özelliğinize göre düzenlenir; daha agresif hatlar ortaya konur. Ya da “Aslında ben inatçı yönümü törpülemek ve daha ılımlı biri olarak görünmek istiyorum” diyorsanız, farklı bir tasarıma sahip uygulamalar, daha yumuşatılmış hatlar içeren modeller üzerinde çalışılır. Bu yöntemde önemli olan, sizin hissettiklerinizin, duygularınızın yansıtılması ve ekibin de bunu hissedebilmesidir. Yeni gelişen kişiye özel vizajizmin yüz uygulamaları ve protezler; diş doktoru, plastik cerrah, hasta, laboratuvar, hemşire gibi tüm bu konuda çalışanların katkısını içeren bir multidisipliner yaklaşım gerektirir. Burada amaç, standart bir biçimde herkeste aynı olan şeyleri fabrika gibi yaratmak, uygulamak, aynı görünüşe sahip kişiler ordusu oluşturmak yerine; her bir kişinin mizacına, yapısına, ruh haline uygun, onu o yönde motive edecek tasarımların ortaya çıkartılmasının sağlanmasıdır. Eskiden dolgular ve kaplama protezler, dişlere mekanik olarak bağlanıyordu. Bonding yöntemiyle organik olarak bağlanıyor. Bunun avantajı nedir? Daha ince dolgular veya kaplamalar kullanabiliyoruz. Böylece, hem daha az diş dokusu kaybolmuş oluyor hem de daha estetik bir görüntü sağlanıyor. Porselen laminaların ve full porselenlerin, yani içinde metal olmayan porselenlerin hepsinin esas amacı, ana dişten çok daha az doku kaldırarak fonksiyonel ve estetik yapılandırmadır.

İmplant kaybı, kemik çok iyi analiz edildiğinde, alt ve üst yapı parametresine uygun yapıldığında çok nadirdir. Hastanın ağız hijyeni çok kötu¨ olmadığı sürece ömür boyu rahatlıkla ağızda taşınır. Önemli sistemik rahatsızlıklarda (şeker ve kalp hastalarında) bile 15-20 senelik sorunsuz implantlar kaydedilmiş. Sonuç olarak implant, alternatiflerinden çok daha uzun ömürlüdür diyebiliriz.

 

Hkkında Dr. Sertaç Kızılkaya

Bakınız

İmplant Diş Kliniği İstanbul

implant Diş Tedavisi

Tek bir diş eksikliğinde ise eksik diş kökü yerine implant uygulanır ve üzerine diş kaplaması yapılır. Yan yana iki adet diş eksik olduğunda kemiğin durumuna göre bir veya tercihen 2 adet implant uygulaması yapılacaktır. 5 veya daha fazla diş eksikliğinde 2 adet implant yeterli olamamaktadır.

× WhatsApp ile randevu alın